| | Üretsiz Blog oluştur
 
Dec
13
    
linkeklepr | 13 Aralık 2011 21:33 | fav | etiket:  

Anne-babalar genellikle bebeklerinin tombul olması gerektiğini düşünürler. İştahlı ve kilolu çocukların daha sağlıklı oldukları zannedilir. Ancak gerçek öyle değil...
Beslenme, çocuğun genel sağlığının yanı sıra büyüme hızına da etki eden en kilit unsurlardan biri. Yaşamın erken dönemlerinde alınan kilonun doğru hızda olması, bireyin yaşamın ileriki yıllarındaki kilosu açısından daha olumlu sonuçlar doğuruyor. Yaşamın ileriki dönemleri için oldukça önem taşıyan bebeklik ve çocukluk dönemi beslenmesiyle ilgili algıyı ve eğitim ihtiyaçlarını inceleyen NOURISH araştırması, Pfizer Nütrisyon sponsorluğunda, 12 ülkede 1203 sağlık profesyoneliyle gerçekleştirildi.



 
Dec
13
    
linkeklepr | 13 Aralık 2011 21:31 | fav | etiket:  

Uykusuzluk, yoğun stres ve ilerleyen yaş unutkanlığın en bilinen sebeplerinden bir kaçıdır. Ancak uzmanlar ufak ufak başlayan unutkanlıklarla kendini gösteren Alzheimer hastalığındaki artışa ve hastaların yaş ortalamasının giderek düşmesine dikkat çekiyor. Memorial Hizmet Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Özgül Esen Öre, unutkanlık ve ileriki yaşlarda oluşabilecek bunama hastalığı ile ilgili bize bilgi verdi.



 
Sep
08
    
linkeklepr | 08 Eylül 2011 22:28 | fav | etiket:  

Doğumdan 2-3 gün sonra, göğüslerinize daha çok kan gelmesi sonucu süt üretimi başlar. Bunun sonucunda da,göğüsleriniz şiş, gergin, rahatsız edici derecede dolgun bir hal alır. Kuşkusuz bu olay, her annede farklı düzeydedir. Kimisinde hafif bir şişkinlik olurken, kimi annelerde göğüsler şaşırtıcı ölçülerde büyür  ve zonklama tarzında bir ağrı hissedilir. Bazen şişlik kola doğru yayılır.

Bu durum, annelerde aşırı tedirginliğe yolaçar, süt kanallarının tıkandığı duygusuna kapılır anneler. Bebeğin emmesi, kısa sürede rahatlama sağlar.

Bu durumda yapılacak ilk iş bebeğinizi olabildiğince emzirmektir. Sağlıklı bir emzirme sonucunda şişlik 24- 48 saat içinde normale döner. Emzirmezseniz, büyük ihtimalle sorun daha da ciddileşecektir. Bu durumda ikinci seçenek, süt pompası ile göğüsleri boşaltmaktır.



 
Sep
08
    
linkeklepr | 08 Eylül 2011 22:26 | fav | etiket:  

Emzirme, tümüyle doğal bir olgu  olmasına rağmen, bir takım güçlükler içerir.

Özellikle ilk birkaç hafta, hem siz, hem de bebeğiniz için yorucudur. Anne ile bebek arasında ideal bir emzirme ilişkisinin kurulması haftalar sürebilir.İlk yapılacak şey,  emzirmeyi gerçekten istemek ve sabırlı olmaktır. İşte size bir kaç ipucu:

* Bebeğinizi emzirmek için ideal duruş şeklinizi bulun, gevşeyin, bebeğiniz emmeye başlarken derin nefes alıp verin..
* Bebeğini uzun süre başarıyla emzirmiş annelerle, hatta kendi annenizle konuşun..
* Bebek bakım deneyimi olan bakıcılarla, bebek hemşireleriyle, çocuk hekimleriyle görüşün, önerilerini alın..

Tüm bunlara karşın, başarılı bir emzirmenin olamamasının tedavi gerektiren kimi tıbbi nedenleri de vardır. Kabaca özetlersek bunlar;

* Göğüslerin aşırı dolması ve şişmesi
* Meme başında ağrı                     
* Meme başında yara                   
* Meme iltihabı (mastit)



 
Jul
25
    
linkeklepr | 25 Temmuz 2011 20:01 | fav | etiket:  

ERZİNCANLI
Merhaba,ben rüyam da bana balık oltası hediye edildiğini gördüm fakat avcılığın her türüne karşı olduğumu belirterek bu hediyeyi kabul etmedim. Bir de hediyeyi veren kişinin yüzünü göremedim fakat bayan olduğundan eminim. İlginize şimdiden teşekkür ederim, hoşçakalın.

Rüya yorumu: Rüyada olta görmek, iş hayatında büyük bir fırsatın yakalanacağına işarettir. Rüyasında olta gören kişi iş yaşamında büyük bir fırsat yakalayacak şeklinde yorumlanır.


Kaynak: Rüyada balık oltası görmek



 
Jun
03
    
linkeklepr | 03 Haziran 2011 01:41 | fav | etiket:  

Doğumun üçüncü aşaması plasentanın ve zarların doğumunu kapsar. Doğum sonrasındaki dakikalar çok duygusaldır. Eşiniz ve siz, muhtemelen bu dakikalarda bebeğinizi kucaklamanın sevincini yaşıyor olacaksınız.

Kordonun Kesilmesi: Birçok kadın doğduktan hemen sonra bebeğiyle arasında bağ kurma sürecini başlatmak için kucaklarına almak istemektedir. Bu aşamada kordon hala kesilmemiştir ve iki üç dakika daha atmaya devam eder. Doğum sırasında bebekte sıkıntı söz konusu olmadıkça ve pediyatrist tarafından gözaltında tutulması gerekmedikçe kordonu kesmek için acele edilmez. Aksine, doğumdan sonra ilk 30 saniyede ve sonraki birkaç dakikada plasentadaki kan bebeğe gideceği için biraz beklemek faydalı olacaktır.
Bir yanda bebekten diğer yanda plasentadan kan akmasını engellemek için ebe, kordonun ortasına birbirinden 3-5 cm uzaklıkta iki kıskaç takacaktır. Daha sonra ebe veya eşiniz bu iki kıskacın ortasından kordonu kesebilir. Kordon temizlenip düzeltilir ve bebeğin göbek deliğine yakın kısmına plastik bir kıskaç konur, ilerleyen günlerde kordonun kalan kısmı küçülür, plastik kıskaç ya kendiliğinden düşer veya alınır, böylece bebeğin göbeğinde küçük, düğümümsü bir doku kalır; yani göbek deliği oluşur.

göbek kordonunun kesilmesi

Plasentanın Doğumu: Kordon kesildikten sonra ebenizin yapacağı ilk şey (bebeği kontrol ettikten sonra) plasentanın doğru ve hızlı bir şekilde doğmasını sağlamak olacaktır. Bebek doğduktan sonra devam eden rahim kasılmaları, rahmin büzülmesi ve geri çekilmesi, plasentanın yatağını daraltır. Plasenta rahim duvarındaki kan damarlarından çekilerek ayrılır. Bu da plasentanın ayrılmasını sağlayan ufak bir kanamaya neden olur. Bu süreç bebek doğar doğmaz başlar ve genellikle beş dakika içerisinde sona erer. Plasenta genellikle rahimde daha uzun süre kalır çünkü zarların rahim duvarından ayrılması daha uzun sürer. Plasenta ayrıldıktan sonra rahimdeki kas duvarları sıkılaşır, plasenta yatağındaki kan damarlarını sıkıştırarak damarların uçlarında pıhtı oluşmasını sağlar ve daha fazla kanama olmasını önler.

plasenta

Geleneksel Yaklaşım: Plasenta ve zarlara müdahale edilmeden kendi kendilerine rahimden ayrılmalarına izin vermek üçüncü aşamaya geleneksel yaklaşım olarak tanımlanır. Bu aşamanın belirtileri kan gelmesi (plasenta çekilmesinden kaynaklanan kanama) ve ardından fundusun karında yükselmesine neden olan kasılmaların başlamasıdır. Göbek kordonunun vajinadan sarkması ve ani bir itme isteği de plasentanın ayrıldığını ve vücuttan atılmak istendiğini gösteren belirtilerdir. Tüm bunlar gerçekleştikten sonra (yaklaşık 20 dakikada), ebeniz elini pubik kemiğine koyarak rahmin yerinde kalmasını sağlar ve sonra sizden bir kere kısaca itmenizi ister ve kordondan çekerek plasentayı çıkartır; ardından zarlar ve kan pıhtıları da çıkar. Daha sonra rahme sıkı bir masaj yaparak kasılmaların tamamlanmasını sağlar ve böylece rahim bir süre daha kasılarak kanama önlenmiş olur. Doğumdan sonraki bir saatte de zaman zaman rahme masaj yapmak, sıkıca kasılmasına yardımcı olacaktır. Eğer üçüncü aşamada tıbbi müdahale istemiyorsanız, bebeği doğar doğmaz göğüslerinize götürüp emmesini sağlayarak doğal süreci hızlandırabilir ve şiddetli kanamayı önlemeye çalışabilirsiniz. Emzirme, rahmin kasılmasını ve plasentanın rahim duvarından ayrılmasına neden olan oksitosin hormonu salgılanmasını sağlayacaktır. Mesanenizin boş olması da plasentanın kolay bir şekilde doğmasına yardımcı olacaktır.
Aktif  Yaklaşım: Bebeğin ve plasentanın doğumundan sonraki kanama çok şiddetli olabildiği için, birçok kadın doğum bölümü, üçüncü aşamanın aktif olarak yönlendirilmesini tavsiye etmektedir. Gerçekten de tüm dünyada postpartum hemoraji (Doğum sonrası kanama) anne ölümlerinin en önemli nedenlerinden biridir. Doğum öncesi süreçte ebeleriniz size üçüncü aşamayla ilgili bilgi vermiş ve aktif yaklaşımın, bebeğin başı ve ilk omzu çıktıktan sonra kalça kaslarınıza sintometrin enjeksiyonu yapılarak gerçekleştirildiğini açıklamıştır. Bu enjeksiyon sintosinon ve ergometrin karışımından oluşmaktadır: Sintosinon rahmin hızlı bir şekilde kasılmasını sağlarken, ergometrin de başlangıçta yavaş olan kasılmaların uzamasını ve devam etmesini sağlar. Bu iki ilacın bileşimi rahmin sıkı bir şekilde kasılmasını, plasenta ve zarların rahim duvarından ayrılarak vücuttan atılmasını, daha sonra da 45 dakika boyunca rahmin aralıksız kasılmasını sağlamaktadır.

Sorunlar Çıktığında: Zaman zaman doğumun üçüncü aşamasında komplikasyonlar çıkabilmektedir. Ayrılmayan plasenta bebeğin doğumundan sonra, rahimde bir saatten fazla kalan plasentadır. Doğumların yaklaşık yüzde l’inde bu komplikasyon görülmekte ve genellikle prematüre doğumlarda, göbek kordonunun çok ince olması ve kordon çekimi sırasında kopmasından kaynaklanmaktadır. Plasentanın ayrılmaması genellikle doğum sonrası kanamaya sebep olmakta ve en kısa zamanda alınması gerekmektedir. Bu işlem çoğunlukla ameliyathanede elle yapılmaktadır. Primer postpartum hemoraji (PPH) bebeğin doğumundan sonraki 24 saat içerisinde rahim ve vajinada görülen 500 ml’lik (yaklaşık yarım litrelik) kan kaybıdır, ingiltere’deki doğumların yaklaşık yüzde 6′smda PPH görülmektedir, ama bu sorun genellikle forsepsli, vakumlu veya sezaryen doğumlardan sonra görülür. Bu komplikasyonun nedenleri, önlenmesi ve tedavisi konusunda bilinçlilik arttığı için, son 50 yılda PPH görülme oranı azalmıştır. Doğumun üçüncü aşamasının aktif olarak yönetilmesi en önemli önleyici tedbirlerden biridir. Ancak PPH’ye neden olan plasentanın önde gelmesi durumunun erken teşhis edilmesi, gelişen anestezi teknikleri ve uzayan ya da zor olan doğumların iyi yönetilmesi bu azalmada önemli rol oynamaktadır.  Ciddi PPH sorunu durumunda doğum bölümünde benimsenen sıkı protokoller, kıdemli kadın doğumcular ve anestezi uzmanlarının bulunması, yoğun bakım tekniklerindeki ilerlemeler, kolay kan nakilleri, güçlü antibiyotikler ve hamilelik sırasında şiddetli anemi geçiren kadınların sayısındaki düşüş, anne ölümlerini ciddi oranda azaltmaktadır.
İkincil postpartum hemoraji doğumdan sonraki 24 saat ile 6. hafta arasında, miktarına bakmaksızın rahimde veya vajinada meydana gelen ani kan kaybıdır, ikincil PPH 50-200 doğumdan birinde görülür ve genellikle rahimde kalan plasenta veya zar parçalarından kaynaklanır. Bu parçalar rahim boşluğunda kaldıklarında enfeksiyon oluşur ve kanamaya yol açar. Annenin kendini iyi hissetmemesi, ağrı, alt karında hassasiyet, ateş ve kokulu vajinal akıntı başlıca belirtilerdir. Sorun kısa zamanda teşhis edilerek antibiyotikle tedavi edilmelidir. Bu sorunun giderilmesi için genel anestezi ile rahimde kalan parçaların alınması da mümkündür.



 
Jun
03
    
linkeklepr | 03 Haziran 2011 01:40 | fav | etiket:  

Birçok kadın doğduktan hemen sonra bebeğiyle arasında bağ kurma sürecini başlatmak için kucaklarına almak istemektedir. Bu aşamada kordon hala kesilmemiştir ve iki üç dakika daha atmaya devam eder. Doğum sırasında bebekte sıkıntı söz konusu olmadıkça ve pediyatrist tarafından gözaltında tutulması gerekmedikçe kordonu kesmek için acele edilmez. Aksine, doğumdan sonra ilk 30 saniyede ve sonraki birkaç dakikada plasentadaki kan bebeğe gideceği için biraz beklemek faydalı olacaktır.

Bir yanda bebekten diğer yanda plasentadan kan akmasını engellemek için ebe, kordonun ortasına birbirinden 3-5 cm uzaklıkta iki kıskaç takacaktır. Daha sonra ebe veya eşiniz bu iki kıskacın ortasından kordonu kesebilir. Kordon temizlenip düzeltilir ve bebeğin göbek deliğine yakın kısmına plastik bir kıskaç konur, ilerleyen günlerde kordonun kalan kısmı küçülür, plastik kıskaç ya kendiliğinden düşer veya alınır, böylece bebeğin göbeğinde küçük, düğümümsü bir doku kalır; yani göbek deliği oluşur.



 
Feb
22
    

Kanal 7 ekranlarından, evlerimize konuk olan İkbal Gürpınarın Mutfağı adlı programın, 10 Mart 2009 tarihindeki konuğu, Dr Elmira İnaldan, cilt lekeleri için doğal bir tarif önerisi geldi.

GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet yumurtanın akı,
* 1/2 limonun suyu,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Limon suyunu, yurta akı ile karıştırıp, bir pamuk yardımı ile, aşağıdan yukarıya doğru cildinize sürün. Lekeleri gidermek için, oldukça etkili olan bu yöntem, kuru ciltler için, gün aşırı, yağlı ciltler için ise, haftada 1 kez uygulanır.



 
Feb
22
    
linkeklepr | 22 Şubat 2010 04:47 | fav | etiket: ,  

İkbal Gürpınarın Kanal 7 de yayınlanan, İkbal Gürpınar’ın Programına konuk olan Pınar Alacalı, Cilt ve göz altı krışıklıkları, göz altı morluklarına fayda sağlayan bitkisel bakım önerisinde bulundu. Bu Önerimiz için;

GEREKEN MALZEMELER :
*20 ml kayısı yağı,
* 20 ml buğday yağı,
* 20 ml mavi anemon çiçeği,
* 20 ml çilek yağı,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemelericam bir kapta karıştırın. Bu bakım ürününü kullanmadan önce, cildinizi gül suyu ile temizleyin. Tüm cildinize uygulayın. Fakat göz çevresine uygularken, dıştan içeriye doğru uygulamanız gerekmektedir.



 
Feb
22
    
linkeklepr | 22 Şubat 2010 04:46 | fav | etiket:  

Malzemeler
1 çay b. Portakal yağı


1 çay b. Kekik yağı

1 tam tatlı k. yasemin yağı

Yarım cay b. badem yağı

Çeyrek Limon suyu
Kullanımı
Günde bir kez kullanın. yıkamanıza gerek yok Fakat Hamileler 1 saat sonra yıkasın.

Pervin Bulgak tarifidir.